1. YAZARLAR

  2. Murat YAZAN

  3. İmamoğlu & Erdoğan
Murat YAZAN

Murat YAZAN

platform
Yazarın Tüm Yazıları >

İmamoğlu & Erdoğan

A+A-

            Toplumumuzun temel düşünsel sorunlarından biri elmayı, armudu, başka meyveleri birbirine karıştırıp aynı sepete doldurmasıdır. Sistemli düşünmek için gerekli olan metin ya da düşünce sökümünü ( * ) yapmaz, sınıflandırmaya gitmeden kavramları da “ortaya karışık” yaparız. Bu yazıda İmamoğlu ve Erdoğan’ın metin sökümlerini yaparak konuyu elimden geldiğince objektif olarak ortaya koymaya çalışacağım.

            İmamoğlu’nu seversiniz ya sevmezsiniz. Kendisine tutkuyla bağlanmış büyük bir kitle olduğu gibi kendisine şüpheyle yaklaşan bir kitle de var. Ben ikinci kitlenin içindeyim. İmamoğlu’nun 2. Erdoğan olma potansiyeline sahip olduğunu düşünüyorum. Benzer bir kibir ve egoya sahip. Bunu psikoterapist kimliğimle yazıyorum. Ve sadece uzaktan gözleme dayalı değil, yaşanmışlıklar rehberim. İlk sinyali bir gezide Nagehan Alçı’yı yanına aldı diye kendisini eleştirenlere dalga geçer gibi üstten bakarak verdiği yanıtlar. Sonrasında uyarıldı ve özür dilemek durumunda kaldı. Belediye meclis üyesi olduğum geçmiş dönemde kendisiyle defalarca bir araya geldik. Dernek çatısı altında da kendisiyle görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmelerde aramızda yarım metre vardı ya da yoktu. İşim gözlem olduğu için İmamoğlu’nun zihnindeki Erdoğan “çekirdeğini” görme, hissetme fırsatı buldum. Çekirdek çatlayıp yeşermek için doğru mevsimi, doğru su ve hava şartlarını bekliyor gibi geldi bana. Cumhurbaşkanı olacağı günü bekliyordu.

            Güncel davalara ve tutuklanma sürecine bakınca o çekirdeğin çoktan açılıp yıllar içinde ağaca dönüşmüş haliyle Erdoğan pervasızlığı ve hoyratlığını gördüm. Yaşlı kurt adeta kendi gençliğini İmamoğlu’nda görmüş, kendisini bekleyen tehlikenin farkına varmıştı.

            İmamoğlu’na isnat edilen suçların ne kadar doğru olduğunu bilemem. Ancak gerek davaların zamanlaması, gerek Dekan istifası gerekse AKP’nin hukuki konulardaki kirli geçmişi suçlamaların boş ve maksatlı olduğunu bir kısım AKP’liler de dâhil olmak üzere muhalefetin tamamının ortak düşüncesi. Anayasa mahkemesi tanımayan, Avrupa insan Hakları Mahkemesi tanımayan şımarık tutum, AKP ve hukuk arasında geniş bir boşluk bırakıyor. Tüm iddiaları doğru olsa bile kendi kendilerini düşürdükleri durum “yalancı çoban” öyküsüyle bire bir örtüşüyor. Sadık AKP seçmeni dışındaki (%15 diyebiliriz) kitleyi ağızlarıyla kuş tutsalar inandıramazlar.

            Toplumsal hareketler bir kıvılcımla başlar ve nerede duracağı bilinmez. (**) Üniversitelerden başlayan hareketler uzun soluklu ve kırıcı olur. Bugünlerde yaşanan toplumsal hareket Gezi ile karşılaştırılamaz. Gezi “yeni toplumsal hareket” statüsüne giriyordu. Lideri olmayan, ekonomik veya ideolojik model üretmeyen bir türdü. Bu toplumsal hareketin ortak hedefi İmamoğlu’nun haklarını savunmayı hedefliyor. Kavala, Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz gibi eskiye dayanan temelleri de var. Temel metni ise “adalet”. Bugünün hareketinin şiddet içermemesi ve kimseye zarar vermemesini diliyorum. Ancak sokağa çıkınca neyin gerçekleşeceği ve sınırının ne olacağı kestirilemiyor. Şu anda iç ve dış provokasyonlar için çok bereketli bir ortam var.

            Toplumda özellikle muhalefete hâkim olan yargıya göre; Erdoğan mağduriyetle oturduğu koltuğu bu kez rakibini mağdur ederek kaybedecek. Ayrıca birinin koltuğa bu kadar yapışmasının ardında nasıl bir motivasyon olabilir? Bu salt nefsle açıklanamaz. Ortaya çıkmasını istemediği suçlar? Hakkında açılacak davalardan korku? Hepsi ve aklımıza gelmeyen başka şeyler?

            Sıra öngörülerimde.

            İmamoğlu davalarda suçlu bulunarak uzunca sürecek bir hapis cezası alacak. CHP bu noktadan sonra genel merkezlerindeki kediyi aday gösterse kazanacak kadar güçlenecek. Başlatacakları mağdurluk kampanyası tüm muhalefeti arkalarına almalarını sağlayacak. Mansur Yavaş yeni aday olacak ve  AKP ona dokunamayacak çünkü sadece İmamoğlu’nun varlığı bile zihinleri uzun süre meşgul edecek. Sokak hareketli azalmayacak, artacak. Mansur Yavaş Cb. olunca İmamoğlu kısa sürede tahliye edilecek. Yargının her kademesi değişecek. Alevi ve CHP’li hakim savcılar. Kendisini tahliye edecek. Mağdur olarak girdiği hapisten kahraman olarak tahliye olacak. Bu arada Fetö davası içine birçok AKP’li dâhil edilecek. Kaçabilen kaçacak, kaçamayan soluğu Silivri’de alacak. Tam bir Devr-i sabık ve cadı avı yaşanacak. İnsanların içi soğuyana kadar bu süreç devam edecek. AKP üyesi olmakla gurur duyanlar alelacele partiden istifa edecekler. Siyasal İslamcılar uzun süre iktidara gelemeyecek. Siyaset yapmak isteyenler Yeniden Refah ya da merkez sağ partiler içinde yer alacak.

            Beştepe’nin bir kısmı yolsuzluklar müzesi, geri kalanı üniversite yapılacak. Yavaş’ın Cb. süresi bitince İmamoğlu aday olacak. Seçilecek ve zihnindeki çekirdek çatlayıp orada bir “Erdoğan” serpilip büyümeye başlayacak.

            Sonrası?

            Zaman gösterecek. Zihnini ehlileştirmeyi becerirse başarıları çok konuşulacak. Ya da o zehirli ağaç büyüyecek ve…

            Kalın sağlıcakla.

 

Okuma listesi;

(*)  Gramatoloji – Jacques Derrida

(**)  Toplumsal Hareketler – Doğan Çetinkaya (derleyen)

           

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.